TRAFİK KAZALARINDA SİGORTA TAZMİNATLARI

1435

TRAFİK KAZALARINDA ÖLÜM YADA SAKATLIK OLMASI HALİNDE SİGORTADAN ALINABİLECEK TAZMİNAT KALEMLERİ

Zorunlu Mali sorumluluk sigortası(trafik sigortası), sigorta ettirenin, üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak üzere hem üçüncü kişileri hem de sigorta ettireni koruma amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür. İşletenlerin KTK 85. maddesindeki sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortasını yapmaları zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmayan araçların trafiğe çıkması yasaktır.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 97 “Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı dava da açabilir.” Hükmünü içermektedir. Bu nedenle trafik kazası halinde sakatlanan veya özürlü sağlık raporu bulunan kişiler bakımından her ne kadar başvuru yoluyla tazminat talebi mümkün olsa da gerçek zarar her zaman sigorta şirketlerinin yaptığı ödemenin çok üzerinde olacağından dava açılarak Yargıtay hesap ölçütleri ve adli tıp maluliyet raporları doğrultusunda tazminat hesaplamaları yapılmasında mağdurlara büyük yararı bulunmaktadır. Zira sigorta şirketlerinin ödeme teklifleri ile mahkeme eliyle yaptırılan hesaplamalar arasında bazen iki katı fark bulunmaktadır.

Trafik kazası nedeniyle maluliyeti tespit edilen kişiler uğradıkları maddi zararları sigorta şirketlerine yöneltecekleri bir dava ile isteyebilirler. Böylelikle sigorta şirketlerinin kendi lehine olan hesaplamalar nedeniyle ve haksız indirim talepleri yüzünden zarara uğramaktan kurtulabilirler. Yalnız maluliyet raporunun tam bir tespiti içermesi ve tedavi sürecinin ve davanın bütün aşamalarının çok dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Maluliyet oranına göre tazminat hesaplaması yapılabilmesi için çeşitli kriterler bilinmelidir.

Uygulamada bir çok araç kaçak olarak trafik sigortası bulunamadan trafiğe çıkmakta ve kazalara karışmaktadır. Kanun koyucu yasak olmasına rağmen trafikte seyreden bu araçların verdiği zararlardan dolayı üçüncü kişilerin zarar görmesi durumunda mağdur olmasını engellemek amacıyla güvence hesabını kurmuştur. Böylelikle kazaya sebebiyet veren tarafın trafik sigortası bulunmasa dahi güvence hesabından söz konusu kayıplarının tazminini talep edebilir.

Trafik kazası geçirenler elbette sigortadan para (tazminat ) alabilir. Bunun için kusurlu araca ait trafik sigortasına karşı dava açılabilir. Sigorta şirketleri genellikle dava açtırmadan ödemeyi isterler. Ancak sigorta şirketlerinin yaptıkları hesaplarlar genellikle mahkeme sonunda alacakları miktardan düşük olmaktadır. Bu ise mağdur olan kişilerin farkında olmadan gerçekte alacakları paradan çok daha azını almalarına ve rıza göstermelerine neden olmaktadır. Hatta sigorta şirketleri böylesi durumlarda bir an önce ödeme yapmak istemektedirler. Çünkü imzalanan ibranameler veya ödenen paralar gelecekte dava açılmasını genellikle önlemektedir.

Kimler dava açabilir?

Bu hususta ikili bir ayrım söz konusudur. Eğer trafik kazası mağduru hayatta ise borçlar kanunun 41. 45. Ve 47. Maddeleri uyarınca bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Eğer mağdur vefat etmiş ise onun vefatı ile maddi ve manevi zarar gören yakınları, annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava çama hakkına sahiptirler.. Mağdur ölmeden evvel tazminat davası açtıysa yine bu kişiler davaya devam edebilirler.

Kazaya sebebiyet veren kusurlu aracın şoförüne karşı yolcular tazminat davası açabilir mi?

Burada yolcuların araç şoförüne veya araç sahibine dava açma hakları pek tabidir ancak ailevi nedenlerle araç şoförüne dava açılmak istenmemektedir. Peki böyle bir durumda sigorta şirketine karşı dava açılabilecek midir? Bu soruya rahatlıkla evet cevabı verebiliriz. Rücu şartlarının olmaması kaydıyla kusurlu aracın sürücüsü tarafından herhangi bir ödeme yapılmadan meydana gelen zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması sağlanabilir. Sigortanın türüne gore talep edilecek zarar da değişmektedir. Zira ihtiyari mesuliyet sigorta ile Zorunlu Mesuliyet sigortalarının kapsamları farklı olduğu gibi Zorunlu Ferdi Koltuk Sigortası da farklı zararları karşılamaktadır.

Zorunlu Mali sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin, üçüncü kişilere verdiği onun karşılamak üzere oluşturulmuş bir sigorta türüdür dolayısıyla araçta bulunan kazaya sebebiyet veren şoför hariç yolcularda üçüncü kişi olacağından sigorta şirketine dava açabilirler.

Maddi ve Manevi Tazminat Kapsamı ve miktarı nasıl belirlenir:

Trafik kazası sonucunda ölüm olayı gerçekleşmişse; Mirasçıları, ölenin desteğinden yoksun kaldıklarından destekten yoksun kalma tazminatı ile cenaze ve defin masraflarını talep edebileceği gibi, ölenin, ölümü nedeniyle duydukları elem, acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminatta talep edebilirler.

Yaralanma meydana geldiyse; Meydana gelen iş ve güç kaybı nedeniyle iş ve güçten yoksun kalınan gün boyunca, çalışamadığı ve kazançtan yoksun kaldığı için, çalışamayıp yoksun kaldığı kaybı, tedavi görmüşse tedavi masraflarını isteyebilecektir. Aynı şekilde manevi tazminat talebinde de bulunabilecektir.

Sakatlık oluştuysa; Kişi sakatlık oranına göre meydana gelecek iş ve güç kaybına göre zararını talep edebilecek, tedavi masraflarını isteyebilecek ve manevi tazminata hak kazanabilecektir. Ayrıca, araçlara veya eşyalara verilen zararların karşılanmasını istenebilecektir.

Tazminatın hesaplanmasında davacının ekonomik durumu ve uğramış olduğu zararların tam olarak tespiti çok önemlidir. Bu hesaplama sırasında hasarlar delilleriyle tam olarak ispat edilemez ise asgari ücret üzerinden zararın hesaplanması ve daha düşük tazminat miktarları söz konusu olacaktır. Özellikle manevi tazminat soyut bir kavram olduğundan kazazedenin uğramış olduğu zararların net ve çok iyi bir şekilde, delilleriyle birlikte ortaya konulması gerekmektedir. Bu hususta profesyonel avukatlardan yardım almanın önemi özellikle tazminatın miktarının doğru ve tatmin edici olması yönünden önemlidir.